Hastanenin Morgundan Gelen Sesler

      Olayın kahramanı yirmi yıldır morgda görevli personel olarak çalışan 42 yaşındaki R.K. Anlatım tamamen, R.K.'nın kendi ağızından olup, bu olaydan sonra, R.K. psikolojik tedavi görmeye başlayıp, çalıştığı hastaneden tazminatını alıp çıkarılmıştı. R.K.'yı şok eden olay sonrası, hastanenin morgunda bulunduğunda, vücudunda çok fazla sayıda morartı ve kızarıklıklar vardı. Olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra R.K. yaşadıklarını anlatmaya cesaret edebilmiştir. R.K. halen psikolojik tedavi görmektedir.

  İşte R.K.'nın ağızından o tüyler ürperten olay!
      İki gece öncesinde hastaneye yirmili yaşlarında bir kız cesedi getirmişlerdi. Cesedin gözleri oyulmuştu. Otopsisinin tamamlanmasının ardından morga gönderildi. Kızın annesi feryat figan "kızımı cinler öldürdü" diye haykırıp duruyordu. Kadını sakinleştiriciler ile zor ayakta tutuyorlardı. Sakinleştiricilerin etkisi geçince, gene "kızımı cinler öldürdü" diye hastaneyi inletmeye başlıyordu.
     Kızın cesedini otopsinin ardından morga götürdüler. Otopsi raporunda, gözlerin içeriden zorlanarak dışarıya çıkarıldığı yazıyordu. Elbette böyle bir şey tıbben mümkün değildi. Sıradan bir morg görevlisi olduğum halde, bu aykırı durumda doktorların sessizliği benim bile dikkatimi çekiyordu. Ölüm sebebini, gözlerin nasıl böyle dışarı fırladığını açıklayamıyorlardı. Kafa içi basınç bir sebebe bağlı olarak artmış ve gözler dışarı çıkmış olma ihtimali üzerinde durup, konuyu kapattılar.
    Gece vardiyasında, morgu kontrol için aşağıya indiğimde, uğultuya benzer sesler duydum. Sesler iki akşam öncesinden gelen kızın cesedinin olduğu yöne doğruydu. İniltiye benzer garip seslerdi. Cesede yaklaştığımda, gördüklerim karşısında hayrete düşmüştüm. Kızın cesedi çıkarılmış, etrafında siyah gölgeye benzer şeyler vardı. Ben kaçmak için geri yöneldiğimde, karartılar bana doğru geldiler. Yüzlerini göremiyordum, sanki içlerinden uğultu şeklinde konuşuyorlardı. Bana vurmaya başladılar. Pek çok siyah gölge, vücudumun farklı bölgelerine güçlü güçlü vuruyorlardı. En son kafamı koruyup, çığlıklar atarak yere yattığımı hatırlıyorum. Gözlerimi açtığımda, hasta yatağında yatıyordum. Serum bağlamışlardı. Doktorlar şok geçirdiğimi ve neler olduğunu sordular. Çünkü, hastaneye gelen o yirmili yaşlarındaki kızın cesedi kaybolmuştu. Bir daha o küçük kızın cesedi halen bulunamadı. Kamera kayıtlarında da bir şey çıkmadı. O günden sonra cesedi asla bulamadılar. Aradan iki yıl geçmesine rağmen bazı geceler halen rüyalarımda o kızı ve o karartıları görüyorum.

    Sitemiz organlarında her gün farklı korku hikayeleri sizler için kaleme alınacaktır.
     

3 yorum:

Blogger tarafından desteklenmektedir.