Jane'in Müslüman Olma Hikayesi

  Merhabalar, adım Jane 26 yaşında Meksika'nın San Diego eylatinde ikamet eden biriyim. Bundan bir hafta önce başıma gerçekten tüyler ürperten bir olay geldi.
  Ateist bir ailenin, iki hafta öncesine kadar ateist yaşıyan bir kızıydım. Ailem iki buçuk hafta önce babamın işi için, Los Angeles'a gitti. Evde yalnız kalmaya başlamıştım. Aslında, bu tarz şeylerden pek korkmam, umursamam bile, çocuklukta bu yönde geçirdiğim bir travma da yok.
  İki gece gayet sorunsuz bir şekilde uyudum, ancak sabahları uyandığımda kollarımda, ayaklarımda morluklar görmeye başladım. Herhalde bir yerlere vuruyorum diye düşünüp, çok önemsemedim.
  Üçüncü gecenin akşamı yatağıma yattığımda, ayak bileklerim ile el bileklerimde bir acıyla yerimden ilkildim. Sanki güçlü bir şey, ellerimin ve ayaklarımın bileklerini tutuyor beni çekiyor gibi hissetmiştim. Uyandığımda, tam karşımda duran komidinin aynasına baktığımda arkamda siyah bir karartı olduğunu fark ettim. Avazım çıktığı kadar bağırdım, gözlerimi kapayıp sadece çığlık attığımı hatırlıyorum, sonra o karartı gitmişti. Hemen polisi aradım, gene ben realist bir çerçevede düşünüyordum. Bence, eve bir hırsız gelmişti, bana da uyutucu bir sprey sıkmıştı ve ellerimden ayaklarımdan tutup bana bir fenalık yapacaktı. O spreyin etkisi ile de hırsızı karartı şeklinde görmüştüm. Bu şekilde yorumluyor, aksi bir şeyi düşünemiyordum bile. Çok geçmeden polis geldi, evi aradı, taradı ancak hiçbir şey bulamadı. Kapı zorlanmamış, pencereler, içeriden benim kapattığım gibi kapatılmıştı. Dışarı çıkan birisinin pencereyi açması için, içeri girmesi gerekiyordu. Hayal görmüş olabileceğimi falan söylediler. Ancak ben gördüğüm şeyin hayal olmadığına kesinlikle emindim.

   Ertesi gece, kapıyı iyice kilitledim. Yastığımın altına, göz yaşartıcı sprey koydum ve tüm evin ışıkları açık bir şekilde, göz bandımı takıp uyumaya çalıştım.
   Gece vakti gene ellerimde ve ayaklarımda aynı acı ile uyandım. Göz bandımı çıkardığımda, etraf karanlıktı. Tam aynaya baktım ve gördüklerim karşısında tüylerim diken diken oldu. Bir önceki akşam karşımda duran o karartı gene başımın ucundaydı. bu sefer sakin bir şekilde elimi yastığımın altına atıp, göz yaşartıcı spreyi aldım. Karartıya tam sıkmak için arkamı göndüğümde hiçbir şey olmadığını gördüm. Ancak, tekrar önümü dönüp, aynaya baktığımda o karartı halen oradaydı. Resmen kanım çekilmişti ömrümde bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Yatağımdan hızla fırladım, ışıkları yaktım. Kaybolmuştu. Gene polisi aradım, rutin şeyler, her yeri kontrol ettiler ancak bir sonuç bulamadılar. Delirdiğimi düşünüyordum artık. Bir çözüm yolu arıyordum, ancak bulamıyordum.
  Ailemi aradım, dönmelerine daha bir hafta vardı. Bakın, bu sizin okuduğunuz korku hikayelerinden biri değil, bizzat benim başımdan geçen sıradışı bir olay. Bunu belirteyim. O gün psikoloğa gittim, Psikiyatri uzmanına beni yönlendirdi. Bir takım testler yaptı, her şey normal gözüküyor ancak şu sakinleştiricileri alın, diye bir iki ilaç verdi.
   İlaçları öğlen tok karına bir tane, gece yatmadan önce bir tane şeklinde günde iki defa almam gerekiyordu. O şekilde alıp gece yattım. Ancak üçüncü gecenin ilerleyen saatlerinde aynı şeyler tekrar etti. Bileklerimde inanılmaz bir acı ile yerimden fırladım. Bu sefer hepsinden farklıydı, göz bandımın önünde nefesini duyduğum bir şey vardı. Göz bandımı sıyırdığımda, birden önümde bir karartı belirdi. Çığlık attığımda ise kayboldu. Artık bu gözle görmekten çok farklı boyutlara ulaşmıştı. Resmen o şeyin nefesini hissetmiştim. Her ne kadar sıcak bakmasam da, iki alt sokağımızda bulunan kiliseye gidip, papaz ile görüştüm. Artık bu son çaremde, çünkü delirdiğimi düşünüyordum. Bana, 3Km mesafede, İslam dinine ait bir cami olduğunu, oradaki hocaya bunları anlatmam gerektiğini söyledi.
   Yarını bile beklemeden otobüse atlayıp, ilgili camiye gittim. Kiliseden farklı bir yerdi, oturacak bir tabure falan yoktu. İnsanlar ibadetlerini ayakta yapıyordu. İslamı böyle görünce merak ettim doğrusu, çünkü bu insanlar, ibadet için geldikleri bu yerde rahatlık aramıyorlardı. Sonrasında sorumlu hoca ile görüştüm derdimi anlattım direkt bana "Cin" isminde varlıkların musallat olmuş olabileceğini anlattı. Bir kağıda bir şeyler yazıp, kumaş parçasına sardı ve "Bunu hiç yanından ayırma" dedi. Onu göğüsüme koyup uyuduğum o gece derin ve rahat bir uyku çektim. Ertesi gün o camiye tekrar gidip, hocadan bana İslamı anlatmasını istedim. O günden sonra da neredeyse her gün camiye gider, hocadan İslam'ı dinler oldum. Bugün ise aldığım radikal bir karar ile Müslüman olmaya karar verdim. Ne demişler, her şerde vardır bir hayır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.